T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Yalova İl Sağlık Müdürlüğü Yalova Devlet Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı
Yalova İl Sağlık Müdürlüğü Yalova Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Göz Uzman Doktorumuz.Kadir İlker ÇANKAYA Dünya Glokom Haftası Münasebetiyle Bilgilendirmelerde Bulundu

Güncelleme Tarihi: 31/05/2021

Hastanemiz Göz Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Kadir İlker ÇANKAYA 7-13 Mart Dünya Glokom Haftası’na özel açıklamalarda bulundu.

1. Glokom nedir?

- Glokom hastalığı tedavi edilebilir göz hastalıkları arasında yer alan ve tedavi edilmezse körlüğe kadar gidebilmesi sebebiyle günümüzde göz hastalıkları arasında çok önemli bir yere sahip olan bir hastalıktır. Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir ancak tanım olarak artan göz içi basıncı yani göz tansiyonu sebebiyle oluşan göz içi kan dolaşımının bozulması ve buna bağlı olarak da göz sinirlerindeki ilerleyen ve geri dönüşümsüz hasar sonucu görme yetisinin azalması ve görme alanında daralmaya sebep olan hastalıklar grubudur.

2. Glokom hastalığı kimlerde sık görülür? Risk grupları kimlerdir?

- Özellikle göz tansiyonunun çıkması ile ve bu değerlerin yüksekliklerine bağlı olarak glokom hastalığı gelişebilme riski de artar. 40 yaş üstünde toplumda %2 seviyesinde glokom görülme ihtimali mevcuttur ve yaş ilerledikçe de bu risk de yükselir. Ayrıca ailesinde glokom hikayesi olanlarda risk 4-5 katına çıkabilmektedir. Zenci ırklarda daha fazla risk mevcut olup beyaz ırkta bu risk daha da azdır. Kadınlarda erkeklere göre görülme ihtimali biraz daha yüksektir. Ayrıca bazı kronik hastalıklarda da glokom riskinin ve buna bağlı olarak görme kaybının arttığı da bilinmektedir. Bunların başında Diabetes Mellitus yani şeker hastalığı gelir. Hipertansiyon, tiroid hastalıkları ve kan dolaşım bozuklukları da glokom riskini arttırmaktadır.

3. Glokom tamamen iyileşirmi?

- Hastalığın seyri ve tedaviye cevabı değişkendir. Ek risk faktörleri olmayan ve erken tanı ile tedavi altına alınan hastalarda göz içi basınçlarının dengede tutulması hastalığın ilerlemesini önler. Göz sinirlerinde harabiyetin başlamadığı hastalar, sürekli kontrol altında oldukları sürece hiçbir zaman görme kaybı yaşamazlar. Ancak tedaviye geç başlanan, bu esnada geri dönüşümsüz hasarın oluştuğu hastalarda, optik sinir yani göz sinirlerinde oluşan tahribat maalesef ki artık kalıcıdır. Hastalığın düzeyine göre tedaviden aldığımız cevap değişir. Bu sebeple erken tanı ve özellikle 40 yaşından sonra halkımızın göz kontrollerini ihmal etmemesi çok önemlidir.

4. Belirtileri nelerdir?

- Glokom aslında çok sinsi bir hastalıktır. Hastalığın ilk evrelerinde hiç bir bulgu veya belirti vermeyebilir. Rutin göz kontrolleri sırasında saptadığımız hastalarımız mevcuttur. Göz tansiyonu erişkin normal bireylerde 10-11mmHg ile 20-21mmHg arasında değişmektedir. Özellikle normal seviyelerin üstüne çıkılması durumunda iyi bir muayene yapmak şarttır. Göz sinirlerinde hasarın derecesine bağlı olarak ilerleyen görme kayıpları ve görme alanında daralmalar hastalar tarafından hissedilen önemli belirtilerdir. Ayrıca glokom hastalığının bir alt tipi olan akut açık kapanması glokomu mevcut olan hastalarımızda ani yükselen göz içi basıncının 35-40mmHg’ların üzerine çıkmasıyla şiddetli ağrı ve kızarıklıkla acile başvuranlar da olmaktadır.

5. Tedavi yöntemleri nelerdir?

- Medikal tedavi yani antiglokomatöz göz damlası kullanımı tedavide genellikle ilk tercihimiz olmaktadır. Tek damla ile ya da hastalığın boyutuna bağlı olarak ikili, üçlü damla kombinasyonları ile göziçi basıncını kontrol altına almak asıl amacımızdır. İlaç tedavisini reddeden ya da tedaviye cevap vermeyen hastalarda cerrahi seçenekler de bulunmaktadır. Göziçi basıncını düşürüp gözdeki kan dolaşımını arttırmaya yönelik uygulanan cerrahi girişimler, açık ameliyatlarla ve gözün seçilmiş bölgelerine uygulanan özelleşmiş LASER cihazlarıyla da mümkün olabilmektedir.

6. Tanıda ve takipte kullanılan tetkikler nelerdir?

- Göz tansiyonu ölçümü, görme keskinliğinin tespiti, biyomikroskok olarak gözün ön ve arka kısımlarının özellikle gözdibi muayenesi standart olarak yapılmaktadır. Ayrıca glokom hastalığında görme alanında daralma ve oluşan kaybı ölçen Bilgisayarlı Görme Alanı incelemesi ve göz sinirlerindeki geri dönüşümsüz incelme ve hasarı ölçen OCT (RNFL) cihazı kliniğimizde aktif olarak kullandığımız cihazlardır. Gene göz tansiyonu yüksek çıkan hastalarda bunun kornea kalınlığına bağlı olarak yüksek çıkmış olabileceğini düşündüren bulgular da mevcutsa Pakimetri cihazıyla bu durumu saptayabiliyoruz.

7. Erken tanı ne kadar önemlidir? Kişiler göz kontrollerini ne sıklıkla yaptırmalıdır?

- Bütün bu anlattıklarımız ışığında erken tanının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor aslında. Özellikle 40 yaşın üstünde olan ve ailesinde glokom hikayesi mevcut olan kişilerde ayrıca sistemik damar hastalıkları da mevcutsa yıllık kontrollerin önemi artmaktadır. Çağımızda göz bozukluklarının da özellikle dijital ekranlı cihaz kullanımın artmasıyla beraber, halkımız senelik kontrollerinde hem gözlük ihtiyaçlarının hem de göz tansiyonu ve glokom hastalığı gibi ilerde problemler çıkarması muhtemel diğer göz hastalıklarının da kontrolünü yaptırmış olacaklardır. Tanı koyulan hastaların takibi hastalığın boyutuna bağlı olarak 2-3 ayda bir veya 4-6 ayda bir olabilmektedir.

12 Mart Dünya Glokom Günü sebebiyle halkımızda bir farkındalık duygusu yaratmayı amaçladığınız için ve bu güzel söyleşiye vesile olduğunuz için emeği geçen herkese teşekkür eder, içinde bulunduğumuz Pandemi süreci boyunca hertürlü fedakarlığı yaparak özveri ile çalışan meslektaşlarıma ve bütün sağlık çalışanlarına da görevlerinde başarılar dilerim.

Uzm.Dr.Kadir İlker ÇANKAYA

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı